Browse >
Home /
Eğitim,
Güncel / Öğrencilere göre medya, “İlahiyat Muhabiri” görevlendirmeli
Öğrencilere göre medya, “İlahiyat Muhabiri” görevlendirmeli
Bingöl İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin yüzde 74′ü, Bingöl Fen Lisesi öğrencilerinin ise yüzde 87’si medyanın halkı dini konularda olumsuz yönde etkilediğini düşünüyor. Bingöl’de bulunan iki okulun öğrencilerinin katıldığı bir araştırma, medyada “İlahiyat Muhabiri” şeklinde uzman muhabirlerin görevlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Öğrencilerin büyük çoğunluğu, medyanın din konusunda yaptığı haberlerle toplumu olumsuz yönde etkilediğini düşünürken, yanlış haberlerin ilahiyat konularında bilgisi olan muhabirlerce önlenebileceğini görüşü ağırlık kazandı. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Mesut İnan, Bingöl’deki lise öğrencilerinin medya-din ilişkisi hakkındaki algılarını ölçmek ve karşılaştırmak amacıyla bir araştırma yaptı. 2. Bingöl Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen araştırma Bingöl İmam Hatip Lisesi ve Bingöl Fen Lisesi’nde yapılmıştı. Bu araştırmada medyanın İslam’a dair yaptığı yayınlarda güvenilir olup olmadığı ortaya konulmaya çalışıldı. Araştırmada, “Dini konularla alakalı yayınlar açısından baktığımızda bu konuda medya ne kadar duyarlıdır? Medyada dini konuları işleyen programlar halk üzerinde ne ölçüde etkili olmaktadır? Bu konularda medyaya duyulan güven hangi seviyededir. Güvenilmiyorsa bunun altında yatan sebepler nelerdir?” gibi sorulara çözüm arandı. Araştırma ile ilgili bilgi veren Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Mesut İnan, medyanın dini konulardaki yayınlara yaklaşımının Türkiye için problemli alanlardan birini teşkil ettiğini dile getirdi. Yazılı ve görsel medyada bu konuyla alakalı olarak zıt kutuplu yaklaşımlar sergilendiğini söyleyen İnan, “Bir orta yol çabasının ise sistemin bütünlüğü içerisinde cılız kaldığı gözükmektedir. İnsanların dini konulara ilgisinin daha da arttığı son dönemlerde, medyanın bu konuya ilgisi ve konuyu ele alış biçimi şüphesiz büyük önem arz eder.” dedi. İslam dini ile ile ilgiili kullanılan terimlerde aşağılayıcı anlamların sezildiğini belirten Mesut İnan şöyle konuştu: “Dini konularda yapılan haberlerin reyting kaygısı veya daha başka sebepler nedeniyle medyatik kişilere dayandırılması, uzman kişilere başvurulmaması güven problemini de beraberinde getirmektedir. Güven duygusu her şeyin önünde gelir. Yapılan haberlere güvenilmemesi veya yapılan haberin sonradan yalanlanması ve gerçek olmadığının anlaşılması, medya adına bir talihsizlik, toplum nezdinde de büyük bir kayıptır. Okuyan kesimin geçmişe nazaran biraz daha artması, yapılan haberlerin sorgulanması ve gerçek olup olmadığının araştırılması daha titiz davranan bir kesimi de beraberinde getirmektedir. Bugün medyada dini haberlerle alakalı en çok karşılaştığımız hususlardan birisi de yalan haberlerdir. Söz konusu haberlerin araştırılıp hakikatin ortaya çıkarılması ve bu hakikatin televizyon ve gazetelerde tekzip adı altında topluma duyurulması büyük önem taşır.” Bu konuyla ilgili Bingöl’de bulunan Fen Lisesi ve Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde bir araştırma yaptığını anlatan Mesut İnan, öğrencilerin medyada yer alan dini yayınlarla alakalı algılarınını ölçmeye çalıştıklarını söyledi. Bingöl İmam Hatip Lisesi’nde 8′i kız 30 öğrenciye, Bingöl Fen Lisesi’nde de 5′i kız 30 öğrenciye soru yöneltildi. Araştırmada sorulan “Medyaya güveniyor musunuz?” sorusuna cevap veren Bingöl İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin yüzde 36’sı “Evet” yanıtını verirken yüzde 64′ü “Hayır güvenmiyorum” şeklinde yanıt verdi. Bingöl Fen Lisesi öğrencilerinin yüzde 17’si medyaya güvendiğini belirtirken yüzde 83′ü ise güvenmediğini dile getirdi. Bingöl İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin yüzde 33′ü “Yalan haberler” nedeniyle güvenmediğini belirtirken, yüzde 20’si tarafsız yayın yapılmadığını düşündüğü için medyaya güvenmediğini dile getirdi. Bingöl Fen Lisesi öğrencilerinin yüzde 46’sı da yalan haberlerden dolayı medyaya güvenmediğini söyledi. “Size göre medya dini içerikli yayınlarda nasıl davranmaktadır?” şeklindeki soruya İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin yüzde 50’si “önyargılı” yanıtını verdi. Bingöl Fen Lisesi öğrencileri ise bu soruya “taraflı” yanıtını verdi. Medya-Din ilişkilerindeki problemin neden kaynaklandığı konusunda ise İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile Bingöl Fen Lisesi öğrencileri din konusundaki önyargılara dikkat çekti. “Size göre medyanın dini yayınlarda hassasiyet göstermesi gerekiyor mu?” sorusuna İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin tamamı “Evet” yanıtını verdi. Bingöl Fen Lisesi öğrencilerinin de tamamına yakını bu soruya aynı yanıtı verdi. Her iki okulun öğrencileri de medyanın dini konularda uzman kişilere başvurduğuna inanmadığını belirtti. “Dini konularda yapılan haberlerin yanlış olduğu kanısına nasıl varırsınız?” yönündeki soruya İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin yüzde 43′ü kendi bilgilerine göre değerlendirme yaptığını belirtirken yüzde 30′u da bilgisi olan birisine danıştığını söyledi. Bingöl Fen Lisesi öğrencilerinin yüzde 57’si de bu konuda bilgili bir kişiye danıştığını dile getirdi. Öğrencilerin büyük kısmı medyada “İlahiyat Muhabiri” gib bir görevlendirme yapılması gerektiğini düşünüyor. Araştırmada, “Medyada spor muhabiri ve ekonomi muhabiri gibi ilahiyat muhabirinin de olması dini konularda yapılan yanlışlığın önüne geçebilir.” düşüncesine İmam Hatip Lisesi öğencilerinin yüzde 77’si katıldığını beyan etti. Bingöl Fen Lisesi öğrencilerinin ise yüzde 70′i ilahiyat muhabirlerinindini konularda yapılan yanlışların önüne geçebileceğini düşünüyor.
Bu yazı toplamda 833, bugün ise 1 kez okunmuş.
YORUMLAR
Yorum yap
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.